SİVAS OLAYLARI APAÇIK BİR TAHRİK ve HAKARETTİR

31 Temmuz 2006

Türkiye Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğüne

 

SİVAS OLAYLARI APAÇIK BİR TAHRİK ve HAKARETTİR

 

 

Sivas olaylarının hakikî sebebi Aziz Nesin'dir. Şimdi hem devlete hem de millete meydan okuyor. Aziz Nesin i ve yandaşlarını bu şekilde davranmaya sevkeden sebep, Türkiye devletinin ideolojik bir devlet olmasındandır. Tarihin her devrinde ve dünyanın her yerinde ideolojiye dayanan devletler birer zulüm makinesidir. Bundan kurtulmak için devlet adalet ve hakkaniyet esasına dayanmalıdır.

Türkiye'de tarifi yapılmayan ve kasten sınırları belirlenmeyen lâiklik, aslında İslâm düşmanlığı için kurulmuştur. Bu iddiayı kabul etmeyen varsa lütfen yanlış olduğumuzu isbatlar. Zira Türkiye'de başka dinler de vardır. Lâiklik onlara başka türlü uygulanmaktadır. Maalesef çoğunluğun müslüman olduğu Türkiye'de bu ideoloji zulmü, azınlıkta olan komünistler, masonlar ve dinsizler tarafından tezgâhlanıyor. Bunlar lâiklik ideolojisine dayanarak dev­leti, ordusuyla polisiyle ve adalet düzeniyle milletin karşısına dikmektedir. Bu tutum Türk Devletinin zayıflamasını ve zamanla tamamen yok olmasını hedef almaktadır. Nitekim Aziz Nesin artık yalnız millete değil, devlete de saldırmaktadır.

Soruyorum, solcuların dünyada ve Türkiye'de ilim ve üretime ne gibi bir faydaları olmuştur. Vaktiyle komünistler Rusya'da ve birçok ülkede bu yapılan tahriklerle halkı devlete kırdırtmışlardı. Aziz Nesin hâlâ bu kafada. Onun plânı halkı tahrik etmek ve böylece halka karşı devletin baskısını arttırnaktır. Plân istediği gibi yürümeyince bu sefer kendini suçlayacakken devleti suçlamaya başlamıştır.

Aziz Nesin kendisinin bir gazeteci ve yazar olduğunu söylüyor. Şimdiye kadar kurduğu tesislerin parasını acaba nereden aldı? Bu kişi Sivas'a gidip halkı tahrik etmeseydi, bu olaylar elbette olmazdı. "Şeytan ayetleri" sözü Kur'an'a ve İslâm'a hakarettir. İslâm tenkide açıktır. Ancak bu söz, ilmen de, edeben de, hukuken de Kur'an'a ve İslâm'a hakarettir. Kur'an'a ve İslâm’a hakaret olduğunu bildiği için kasten bununla ilgilenmiştir. Bu şeytan ayetleri adlı eserin Türkiye'de neşrinin faydası nedir? Türkiye’nin önünde bu kadar mesele varken neden bunun üzerinde ısrarla duruyor? 0 sanki bilmiyor mu bunun tepkiyle karşılanacağını? Pekâlâ, biliyor ve bilerek bu işlere giriyor, onun hedefi karışıklık çıkarmaktır.

Bir yazar olarak Aziz Nesin mantığına göre siz bir kişiye hakaret edeceksiniz, ama o kişi size ses çıkarmayacak ve itaat edecek. "Başkaldırmak ve soru sormak yok"  talimatı sadece Eski Roma kölelik nizamında ve Rusya'da uygulanan komünizmde vardı. Aziz Nesin galiba o zâlim sistemlerin geri gel­mesini istiyor!

***

Benzer Konular

Kelam ve İsâm Hukuku kitabı takdimi

Vakfımız, millî ve milletlerarası tartışmalı ilmî toplantılar yanında İslâmî İlimlerde Metodoloji Problemi’nin araştırıldığı bir dizi Tar-tışmalı İlmî İhtisas Toplantıları da düzenlemektedir. 20-21 Mayıs 2017 tarihlerinde, Sabahattin Zaim Kültür Merkezi’nde “Kelâm İlmi ve İslâm Hukukunda İçerik Sorunları” konulu sekizinci Tartışmalı İlmî İhtisas Toplantısı gerçekleştirilmiş, bu toplantıda “Gü-nümüzde Kelâm İlminin Müfredatı” ile “Fıkhın Geçmişte ve Günü-müzde Müfredat Sorunları” başlığı altında tebliğler sunulmuş ve çeşitli üniversitelerimizin İlahiyat Fakültelerinde görevli kırk hocamız tarafından müzakere edilmiş, toplantı metinleri “Kelâm İlmi ve İslâm Hukukunda İçerik Sorunları” adlı bu eserde bir araya getirilerek neşredilmiştir. Bu vesileyle çalışmada emeği geçen, maddî-mânevî desteklerini esir-gemeyen bütün kişi, kurum ve kuruluşlara minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

TÜRKİYE’DE SÜRÜP GİDEN İDEOLOJİK TARTIŞMALAR

Türkiye’de Demokrasi, Cumhuriyet, Laiklik ve Atatürkçülük üzerinde yapılan tartışmalar aslında “karaltıya taş atmak” veya “olmayan bir şeyi hayal ederek var sanmak” gibi oldukça gülünç ve hatta ilkel bir davranış biçimidir. Bir başka ifade ile “Belli bir inancı veya hayat anlayışını benimseyip, herkesin kendisi gibi düşünüp yaşamasını istemektir” ki her iki davranış biçimi hem zararlıdır ve hem de özellikle yaşadığımız asrın demokrasi, insan hakları, din ve vicdan hürriyeti gibi ana prensiplerine aykırıdır. Fakat ne yazık ki bunlar 21. Yüzyıl Türkiye’sinde fiilen yaşanmaktadır.

ZEKÂT KİMLERE VERİLEBİLİR?

ZEKÂT NERELERE VERİLEBİLİR? Zekâtın nerelere verileceği Tevbe Sûresi’nin 60. ayetinde şöyle anlatılır: Zekâtlar Allah’ın emrettiği bir farz olarak; 1. Yoksullara, 2. Düşkünlere, 3. Zekât toplayan memurlara, 4. Gönülleri İslâm’a ısındırılması düşünülen kimselere, 5. Esirlik ve kölelikten kurtulmak isteyen esirlere ve kölelere, 6. Borcuna karşılık malı olmayan borçlulara, 7. Allah yolunda çalışanlara(cihd edenlere), 8. Parasız kalmış yolculara verilir.